Kalbimcity

2011 — Ocak

Günah Keçisi – 21 Ocak’ta Sinemalarda

Günah Keçisi 21 Ocak’ta izleyicisiyle buluşuyor…

Almanya’daki şöhretli ve zengin fakat mutsuz hayatını arkasında bırakıp sade ve normal bir hayata kavuşma arzusundaki Şahin K., Bodruma kaçar ve kahramanımızın yeni maceraları bu güzel sahil kasabasında başlar. Bodrum halkına kendini sevdiren ve ticarete atılan Şahin K. kötü şöhreti yüzünden kaybettiği oğlu Caner’e de kavuşma arzusu için çabalarken aynı zamanda kasabanın sıkıntılarını da çözecek olan bir “Halk Kahramanı” haline gelir.Tanınmadan huzurlu bir hayat sürmek isteyen Şahin K.’nın yaşadıkları kendisini tanıyan yabancı turistler yüzünden tekrar hareketlenmeye başlar. Şahin K. her ne kadar düzenli hayata geçme yeminleri etse de peşini bırakmayan şöhreti onu yeni maceralara sürükleyecektir .

Kağıt – 14 Ocak’ta Sinemalarda

Kağıt 14 Ocak’ta izleyicisiyle buluşuyor.

Emrah, ilk sinema filmini çekmeye çalışmaktadır. Babası Mehdi Bey, Emrah’ın eczacı olacağına inanıyordur. Arkadaşları ve annesi Şahane Hanım’ın da desteğiyle para bulan Emrah’ın karşısına bürokrasinin çarkları çıkar. Hayalleriyle Emrah arasında sansür kurulu başkanı Müzeyyen Hanım’dan alacağı son bir imza kalmıştır. Ama bu kolay olmayacaktır. Resmi otoritenin karşısına dikilen Emrah’ı hiç de hoş olmayan gelişmeler beklemektedir.

En Güzel Sevgililer Günü Mesajları

Sevgililer günü için sevgilinize yazabileceğiniz en güzel sevgililer günü mesajları ve sevgililer günü sözleri.

• Seni tahmin edeceğin kadar değil, tahammül edemeyeceğin kadar çok ama çok seviyorum. Sana “sevgilim” diyebildiğim için kendimi çok şanslı görüyorum.

• Sevgililer gününde belki yanında değilim ama dünde, bugünde, yarında yüreğin kadar yanındayım. Kendini yalnız hissettiğinde elini kalbine koy ben hep ordayım! Sevgililer günümüz kutlu olsun.

• Leyla değilim lakin çağırsan çöllere gelirim. Sana yalan halde gelmem, toplarım özümü yalın halde gelirim. Kapıyı çaldığımda kim o dersen ben olmam, kapında sen olur gelirim. Sen gel de yeter ki, yola yük olmam yol olur gelirim. Seni çok seviyorum sevgililer günümüz kutlu olsun…

•Seninle geçen hergün benim için ayrı güzel ve özel. Bugün sevgililer günü biliyorum ama benim için hergün sevgililer günü, hergün bizim günümüz seni seviyorum aşkım…

•Seni sevdiğim kadar yaşasaydım olumsuzluğun adını aşk koyardım… Sevgililer günümüz kutlu olsun canım aşkım!

• Sen çöllerde serap, engin denizlerde yakamoz, ormanın derinliklerinde ki huzur gibisin, ışığım sensin, güneşimsin, herşeyimsin… Bil ki çok özledim seni… Sevgililer günün kutlu olsun aşkım!

• Bir kuş olup gitsem, aşsam şu enginleri, varsam senin yanına. Öpsem doyasıya, koklasam seni, en büyük hediye odur bana. İyi ki benimsin. Her gün sevgililer günümsün.

• Sana bişey olacak diye bakmaya kıyamıyorum ama seni çok seviyorum, sevgililer günümüz kutlu olsun…

• Gönlümü sana verdim, ruhumu ömrüne kattım, seni yürekten seviyorum. Sevgililer günümüz kutlu olsun.

• Sen dünyaya sürgün bir meleksin ve ben seni o kadar çok seveceğim ki bir daha cennetine geri dönmek istemeyeceksin… Sevgililer günümüz kutlu olsun canım aşkım.

• Düşün ki ben bir yağmur damlasıyım, toprağa düştüm mü dağılırım. Düşün ki ben bir kar tanesiyim suya değdiğim anda eririm. Bil ki sen benim hayatımsın seni kaybettiğim gün ölürüm! Sevgililer günün kutlu olsun aşkım.

• Gözlerin gözlerimde, ellerin ellerimde, aşkın içimde ve ruhun bedenimde olduğu sürece seni bir ömür sevmeye devam edeceğim. Sevgililer günün kutlu olsun!

• Bir yıldız seç kendine gökyüzünde gözlerin gibi parlak, senin gibi tatlı ve senin gibi baksın dünyaya, bir yıldız da benim için seç, parlaklığı önemli değil yeter ki sana yakın olsun sevgilim. Sevgililer günümüz kutlu olsun…

Özge Borak Kimdir

Özge Borak Kimdir ? Özge Borak’ın hayatına dair merak ettiklerinizi öğrenin…

Özge Borak 14 Şubat 1982 yılında İstanbul’da dünyaya gelmiştir. İstanbul Devlet Opera ve Balesi (İDOB) sanatçısı, başkoreografı Selçuk Borak’ın kızıdır. Borak 8 yaşındayken açılan bir sınavla “Şehir Tiyatroları” çocuk bölümünü kazanarak sanat hayatına adım atmıştır. Sanatçı bir ailenin kızı olan Özge Borak 2003 yılında ilk kez kamera karşısına geçerek bir dizide rol almıştır. Sanatçı son olarak “Eyvah Eyvah 2″ adlı sinema filminde “Müjgan”
karakterini canlandırmıştır.

Rol Aldığı Oyunlar

Bakhalar : Euripides
Bagdat Hatun : Güngör Dilmen
Düğün Ya Da Davul : Haşmet Zeybek
Memleketimden İnsan Manzaraları : Nazım Hikimet
Sarıpınar 1914 : Turgut Özakman
Sabaha Az Kala
Bir Gece Masalı : (Ç.O)
Atatürk Ve Çocuk : (Ç.O.)

Filmografisi

* Eşref Saati – 2007
* Ömer Seyfettin: Fon Sadristsyn Karısı ve Oğlu – 2005
* Ihlamurlar Altında – 2005
* Kara Gün – 2003
* Sultan Makamı – 2003
* Eyvah Eyvah – 2010
* Eyvah Eyvah 2 – 2010

Ayrılık

Ayrılık. Pakize Suda’nın Ayrılık adlı güzel bir yazısı…

Tam göğsünüzün ortasında bir yeriniz acıyacak…
Evinizin sizi içine sığdıramayacak kadar dar olduğunu fark edeceksiniz…
Sokağa fırlayacaksınız…
Sokaklar da dar gelecek…
Tıpkı vücudunuzun yüreğinize dar geldiği gibi…
Ne denizin mavisi açacak içinizi, ne pırıl pırıl gökyüzü…
Kendinizi taşıyamayacak kadar çok büyüyecek, bir yandan da kaybolacak kadar küçüleceksiniz…
Birileri size bir şeyler anlatacak durmadan…
‘‘Önemli olan sağlık.”
‘‘Yaşamak güzel.”
‘‘Boşver, her şey unutulur.” Siz hiçbirini duymayacaksınız…
Gözyaşlarınızdan etrafı göremez hale geleceksiniz. O’ndan ölmesini isteyecek kadar nefret edecek, az sonra kollarında ölmek isteyecek kadar çok seveceksiniz…
Hep ondan bahsetmek isteyeceksiniz… ‘‘Ölüme çare bulundu” ya da ‘‘Yarın kıyamet kopacakmış” deseler başınızı kaldırıp ‘‘Ne dedin?” diye sormayacaksınız… Yalnız kalmak isteyeceksiniz…
Hem de kalabalıkların arasında kaybolmak…İkisi de yetmeyecek.
Geçmişi düşüneceksiniz… Neredeyse dakika dakika… Ama kötüleri atlayarak…
Onunla geçtiğiniz yerlerden geçmek isteyeceksiniz… Gittiğiniz yerlere gitmek…
Bu size hiç iyi gelmeyecek… Ama bile bile yapacaksınız.
Biri size içinizdeki acıyı söküp atabileceğini söylese, kaçacaksınız… Aslında kurtulmak istediğiniz halde, o acıyı yaşamak için direneceksiniz. Hayatınızın geri kalanını onu düşünerek geçirmek isteyeceksiniz…
Aksini iddia edenlerden nefret edeceksiniz…
Herkesi ona benzetip… Kimseyi onun yerine koyamayacaksınız…
Hiçbir şey oyalamayacak sizi…İlaçlara sığınacaksınız… Birkaç saat kafanızı bulandıran ama asla onu unutturmayan… Sadece bir müddet buzlu camın arkasından seyrettiren… Bütün şarkılar sizin için yazılmış gibi gelecek… Boğazınız düğümlenecek, dinleyemeyeceksiniz… Uyumak zor, uyanmak kolay olacak… Sabahı iple çekeceksiniz… Bazen de ‘‘Hiç güneş doğmasa” diyeceksiniz. Ne geceler rahatlatacak sizi ne gündüzler… Ölmeyi isteyip, ölemeyeceksiniz… Belki çivi çiviyi söker diye can havliyle önünüze çıkana sarılmak isteyeceksiniz… Nafile… Düşüncesi bile tahammül edilmez gelecek… Rüyalar göreceksiniz, gerçek olmasını istediğiniz… Her sıçrayarak uyandığınızda onun adını söylediğinizi fark edeceksiniz… Telefonun çalmasını bekleyeceksiniz… Aramayacağını bile bile… Her çaldığında yüreğiniz ağzınıza gelecek… Ağlamaklı konuşacaksınız arayanlarla… Yüreğiniz burkulacak… Canınız yanacak… Bir daha sevmemeye yemin edeceksiniz. Hayata dair hiçbir şey yapmak gelmeyecek içinizden… Onun sesini bir kez daha duymak için yanıp tutuşacaksınız… Defalarca aradığı günlerin kıymetini bilmediğiniz için kendinizden nefret edeceksiniz… Yaşadığınız şehri terk etmek isteyeceksiniz… Onunla hiçbir anınızın olmadığı bir yerlere gidip yerleşmek… Ama bir umut… Onunla bir gün bir yerde karşılaşma umudu… Bu umut sizi gitmekten alıkoyacak… Gel gitler içinde yaşayacaksınız… Buna yaşamak denirse…

Razı mısınız bütün bunlara?
Hazır mısınız sonunda ölüp ölüp dirilmeye?
O halde áşık olabilirsiniz.

Pakize SUDA