Kalbimcity

2011 — Ocak

Aşk Acısını Dindirmek

Aşk Acısını Dindirmek…Aradığınız kişinin o olduğunu sanmıştınız ama siz istemediğiniz halde ayrılmak zorunda kaldınız. Üzülmeyin, yalnız değilsiniz. Ayrılıklar hep acı verir ve zaman en iyi ilaçtır. Yaşamakta olduğunuz bu sürecin ‘geçici’ olduğunu bilmelisiniz…

1.Gereksiz bütün iletişimi kesin.

Çok gerekmedikçe ayrıldığınız kişiyle konuşmayın. Ayrıldığınız kişiden çocuğunuz varsa veya aranızda henüz kapatmadığınız parasal ve maddi konularınız vs. o kişiyle (sadece bu konuları konuşmak amacıyla) temas kurabilirsiniz. Ama ortak arkadaş ve dostlarınızla sohbetlerinizde bile o kişiden bahsetmeyin. Ortak sosyal çevre nedeniyle aynı ortamlara girmeniz gerekiyorsa, nazikçe selamlaşmak dışında o kişiyle yalnız kalmayın ve konuşmayın.

2. Sizin için duygusal anlamı veya anısı olan, o kişinin size verdiği eşyalardan derhal kurtulun.

Hediyeler, notlar, mektuplar vs. Bunları ayrıldığınız kişiye geri vermeyin. Maddi değeri olmayan eşyaları atın. Satılabilecek olanları (giysiler vs) satın veya hayır kurumlarına bağışlayın. Hiçbir koşulda bunların size geri gelmeyeceğinden emin olun.

3. Arkadaşlarınızla daha sık vakit geçirin.

Zor zamanlarda arkadaş desteği önemlidir. Ama arkadaşlarınızı ağlama duvarına çevirmeyin. Onlarla birlikte yapacağınız başka etkinlikler sizi oyalayacaktır.

4. Hemen başka bir ilişkiye atlamayın!

Çivi çiviyi söker diyerek hemen başkasıyla ilişkiye giren insanlar vardır. Ama bu yanlıştır! Başka insanlarla tanışmak tamam ama başka insanlarla duygusal ve cinsel ilişkiye başlamak için çok yanlış bir dönemdesiniz. Kalbinizde ayrılık acısı varken doğru kişiyi bulsanız bile doğru ilişkiyi yaşayamazsınız.

5. Eğlenceli ve yaratıcı bir şeyler yapın.

Daha önce vakit ayıramadığınız için başka bir zamana ertelediğiniz bir şeyler yapın. Dans kursuna gidin, egzersize başlayın.

6. Ayrıldığınız kişinin hiç hoşlanmadığınız negatif yanlarını düşünmeye çalışın.

İnsanlar ayrılmışsa bir sebebi vardır. Ayrılık acısı yaşarken insanlar hep ‘yaşanan mutlu günleri’ düşünür ama bu düşüncenin size bir yararı olmaz. Kendinize “Ayrılmamız iyi oldu, çünkü…” diye başlayan bir liste yapın. Ayrılık sürecini bir ‘arınma’ süreci olarak düşündüğünüzde psikolojik değişiminizi olumlu bir raya oturtabileceksiniz.

7. Ayrıldığınız kişi hakkında duygularınızı ve düşüncelerinizi bir kağıda yazın.

Bu kağıdı asla o kişiye göndermeye kalkmayın! Bu kağıdı bir süre sakladıktan sonra yok edin gitsin. Ayrıldığınız kişiye artık duygularınızı açıklamanın anlamı yoktur. Çünkü o artık sizin duygularınızı önemsemediği için sizin hayatınızdan çıkıp gitti. Ona olan duygularınızı açıklamanız onu geri getirmez. Aksine sizi zayıf ve patetik gösterir.

8. Yalnız kalmaktan korkmayın!

Dünyanın sonu değil bu. Bu sizin yaşadığınız acıları ve sıkıntıları yaşayan milyonlarca insan var yeryüzünde. Kendinizi tekrardan iyi hissedecek ve yeni birini nasıl olsa bulacaksınız.

9. Duygusal meselenizi aklınızda ve kalbinizde tam olarak bitirmeden önce ayrıldığınız kişiyle arkadaş olmayı falan düşünmeyin.

Ayrılırken “dost kalmak” nazik bir temennidir. Ama insanlar ayrıldıkları kişilerle çok nadiren dost kalabilirler. Duygusal dengenizi tekrar yoluna koyduktan sonra, ancak o zaman o kişiyle arkadaş olarak devam etmek isteyip istemediğinize karar verebileceksiniz. Daha önce değil.

10. Ayrılık acısı çekerken alkole ve yemek yemeye sardırmayın!

Acınız unutmak için başkasıyla seks yapmaya da kalkmayın. Hiçbir faydası olmaz!
Yaşadığınız bu acılı sürecin en iyi ilacı zamandır. Bu süreçte kendinize karşı sabırlı ve nazik olun. Ayrılıktan ötürü kendinizi suçlamayın. Bu deneyimden bir şeyler öğrenmeye çalışın. Yaşananların bir hata değil, ileriye giden yolda yaşadığınız bir öğrenme süreci olduğunu düşünün.

Aşka Dair Gerçekler

Aşka Dair Gerçekler; aşkınızla uyum içinde güzel bir birliktelik yaşamak istiyorsanız uymanız gereken kurallar:

1- Birbirinizle ayrı zaman geçirdiğinizde ilişki güçlenir. Ayrı olduğunuz zamanlar paylaşabilecek yeni düşünceler, fikirler üretebilirsiniz. Uzakta olduğunuzda birbirinizi daha çok özlersiniz.

2- İçinizden birşeylerin kötü gittiğine dair bir his varsa bu his muhtemelen doğrudur. Kadınlar önsezileri sayesinde herhangi bir uzaklaşmayı hemen farkedebilir. Normalde şüpheci ve güvensiz bir insan değilseniz o zaman yeri geldiğinde içgüdülerinize güvenmelisiniz. Erkekler ilişkiyi bitirmek istediklerinde kız arkadaşından uzaklaşırlar. Bir erkek ilgilendiği birşeyden asla uzaklaşmaz. Böyle bir durumvarsa suçlayıcı olmadan onunla konuşun, net bir cevap alamıyorsanız aslında cevap gayet açıktır.

3- Daha önceki ilişkilerinde kız arkadaşlarını aldattıysa muhtemelen sizi de aldatacaktır. Erkekler ilişkilerinde duygusal veya cinsel bir boşluk olduğunda aldatırlar. Heyecan arayışı, egolarını tatmin etme, fırsat olduğunda cinsel ilişkiyi reddetme yetersizliği aldatmaların kaynağıdır.

4- Sizinle yeterince ilgilendiğini düşünmek ister. Kız arkadaşları için birşeyler yapabiliyor olmak erkekler için önemlidir. Kendi kendinize yetebilseniz bile zaman zaman onun sizin için birşeyler yapmasına izin vermelisiniz.
5- Bir erkek ilişkiye hazır olmadığını söylüyorsa inanın. Belki inanamayacaksınız ama erkekler kadınları hayal kırıklığına uğratmaktan nefret ederler.. Cesaretini toplayarak ilişkiye ve aşka hazır olmadığını söyelen bir erkeğin içtenliğinden emin olabilirsiniz. Bir kadın hakkında kararını vermiş bir erkeğin fikrini değiştirmenin oldukça zor hatta imkansızdır.

6- İlişki ilerledikçe seks daha iyi olabilir. Evlilik seks yaşamının sıradanlaşması değil.. Çiftler seks hayatlarında bekarlara göre daha mutlular. İlişkinin başında aşırı istek ön sevişme seanslarının atlanmasına neden olsa da, ilişki ilerledikçe ön sevişme odak noktası olur.

7- Emin olamadığınız bir ilişkiyi sonlandırdığınız için asla pişman olmazsınız. karşınızdaki insanla aranızda çözüelemeyn bir sorun olduğunu düşünüyorsanız daha iyi bir ilişkiye fırsat yaratabilmek için terk etmekten çekinmeyin.

8- İlişkiyle ilgili konuşmaları başalatan hep siz olun. Erkekler yanlış giden bir şey olmadığı takdirde erkekler ilişkiyi zorlamazlar. Olsa bile sorunu kendi kendilerine çözmeye çalışırlar. İlişkinizle ilgili konuşacaksanız önce pozitif birşeyle başlayın. Daha sonra konuyu açın ve sonunda yine pozitif birşeyle konuyu kapatın.

Kendinize İnanın

Kendinize İnanın. Kendinize güven hayatın her anında size olumlu olarak dönecektir. Bir işi başarmak için altın kural kendine inanmaktır.

Kişisel güveninizi geliştirmek için öncelikle ‘eşsiz’ olduğunuza inanın. Herkes hata yapar. Ayrıca hatasını görüp, kabul eden ve bunu esprili biçimde çevresindekilere belli eden insanlar, ‘kusursuz’ tiplerden çok daha sempati toplar. Hatasını görüp, söyleyebilen insanın içsel gücü fazladır. Tam tersine hatasından utanıp gizlemeye, saklamaya çalışan insan ise, içsel olarak gittikçe zayıf düşer ve kendinden uzaklaşır. Siz de bugüne dek yaptığınız hataları ve bunlara ne tepki verdiğinizi düşünün! Hatalarınızı saklamaya mı çalıştınız, yoksa alenen söyleyebildiniz mi? Eğer saklama huyunuz varsa, kendinizi değiştirmek için fazla baskı Altına girmeyin. İnsanın kendini eğitmesi annenin çocuğuna verdiği sabırlı eğitimle çok benzerdir.

HAYIR’I ÖĞRENİN
Gerekli veya gereksiz yere söylediğiniz her ‘evet’ kelimesinin altında, mükemmele ulaşma hırsı vardır. Kişi özellikle beğenilen bir arkadaş, mükemmel bir anne veya harika bir eş olma duygusuyla, karşısından gelen her öneriye veya isteğe ‘evet’ deyiverir. Oysa, her isteğe evet derseniz, kendinize olan saygı ve güveni yitirir, yaşamınızı tamamen başkaları üzerine inşa etmiş olursunuz. Bu yüzden kendinizi ‘hayır’ sözüne alıştırın.

İSKTEN KAÇMAYIN
Kendine olan güvenini sağlamlaştırmak isteyen bir kişinin, riskli olaylara da atılması gerekir. Bunun için öncelikle kendinizi motive etmeyi öğrenmelisiniz. Bu esnada yanlış yapma korkusunu taşımayı, başaramayacağınıza inanmayı ise, kendinize yasaklayın. Not defterinize şu ana kadar başarmış olduğunuz ve takdir aldığınız işleri kaydedin. Bunları okuyarak kendinizle gurur duyun, hatta biraz böbürlenin. Bundan sonraki beklentilerinizde ve gireceğiniz işlerde de aynı başarıyı elde edebilirsiniz.

PAYLAŞMAK ŞART
Görevlerinizi başkalarıyla paylaşın! şu ana kadar hiçbir görevinizi başkasından rica etmemişseniz ve başkasının almayacağını düşünüyorsanız, sonucu öğrenmenin bir tek yolu var Onlara paylaşmayı önerin! Yakınınızda olan insanlar görevi kabul etmezlerse, kullanılıyor olduğunuzun farkına varırsınız. Bu durumda ise, tavır koymak en doğru davranışlardan biridir. Eğer yine sesinizi çıkartmazsanız, psikolojik açıdan daha fazla çöker, kendinizi hırpalanmış hissedersiniz